Maliyetlerimiz Kontrol Edilebilir Noktadan Çıktı
Buradasınız: Anasayfa / Haberler
24 Eylül 2021, Cuma
Maliyetlerimiz kontrol edilebilir noktadan çıktı
sektörün tedarik sorununun kaygı verici hale geldiğini belirtti.
Maliyetlerimiz kontrol edilebilir noktadan çıktı

Genel amaçlı makine sanayicisi, tedarik, finansman ve devletten KDV alacaklarıyla ilgili beklenti ve şikayetlerini Yuvarlar Masa’da dile getirdiler. Ankara Sanayi Odası ve DÜNYA gazetesince düzenlenen toplantıda konuşan sanayiciler, tedarik konusundaki sıkıntıların endişe verici hale geldiğini, kamunun alım ihalelerinde yabancı firmalar lehine hareket ettiğini belirterek, yerli malı kullanılması çağrısında bulundu.

ASO 24 Numaralı Genel Amaçlı Makine ve Yedek Parça Sanayii Komitesi üyelerinin konuk olduğu ve ASO Başkanı Nurettin Özdebir’in de katıldığı toplantıda, komite üyeleri gelinen noktada artık kâr etmeyi değil ayakta kalmayı önemsediklerinin altını çizerken, maliyetlerin kontrol edilebilir noktalardan çıktığını kaydettiler.

Fiyat artışlarında sadece tüketicilerin değil sanayicilerin şikayetlerinin de dikkate alınması gerektiğini belirten üyeler, birikmiş KDV alacaklarının da önemli bir finansman problemi yarattığına değindiler. Başkan Nurettin Özdebir de kamu alımları başta olmak üzere Türkiye’de yabancı ürün hayranlığı olduğunu kaydederken, KDV alacağının da eksi faizle devlette durduğunu belirtti. Komite üyelerinin dile getirdikleri görüşler şöyle oldu:

"VERGİSİNİ DÜZENLİ ÖDEYENE AVANTAJ SAĞLANSIN"

Yavuz Biçkes-MÜSAN Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

 

 

İçinde bulunduğumuz komite, Ankara Sanayi Odası içindeki en çok üyeye sahip komitelerden bir tanesi. Komitemizin büyük çoğunluğunu mikro ve küçük işletmeler oluşturuyor. Temel sorunlar olarak; nitelikli eleman temini, ucuz krediye ulaşamama, gümrük vergileri dahil olmak üzere sık yaşanan mevzuat değişiklikleri, vergi afl arı getirilirken ödemesini düzenli yapanlara herhangi bir avantaj sağlanmaması olarak sıralanabilir. Türkiye’de işletmelerin yüzde 99,5’ini oluşturan mikro ve küçük işletmelerin sorunlarının çözülebilmesi önemlidir. Bu aşamada çok fazla kâr elde etmekten çok, ayakta kalabilmenin daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Şimdi bu çok sık çıkarılan afl ar, ödemelerini düzenli yapan firmaları gerçekten çok üzüyor. Bence önümüzdeki süreçte, doğru işletmeler, doğru programlarla desteklenmeli. Yanı sıra önemli bir konu da desteklerde piyasaya yeni giren firmaların, devlet tarafından daha çok desteklenmesidir. Örneğin 30 yıldır üretim yapan, ürün geliştiren bir firma varken, aynı alanda yeni bir firma kurulup devletten yüksek teşvikler alarak, yılların üreticisine rakip oluyor.

"Asgari ücret sektörlere göre belirlensin"

Üreticilerimizin bir diğer temel problemi, meslek liselerinde okuyan gençlerin sanayi üretiminde çalışmak istememeleridir. Yani çocuklar daha meslek lisesinde okurken, AVM’de güvenlik görevlisi olmayı hedefl iyorlar. Eğer devlet, sanayide çalışacak gençlere yönelik maliyetlerde özel indirim yapar ve bunlar da çocukların ceplerine girerse, belki talep de artar. Yani belki asgari ücret sektörel olarak belirlenerek, meslek lisesi öğrencilerinin çalışmak için AVM’ye gitmeleri önlenebilir.

Şimdi sanayiciler, üretime yönelik bağlı bulundukları odalardan kapasite raporları alıyorlar. Bu raporlar ciddi hazırlık istiyor, üstelik yerli malı belgesinin süresi 1 yıl ve bunun her yıl yenilenmesi gerekiyor. Başka bir ifade ile belgeyi aldıktan çok kısa süre sonra yeni belge için hazırlıklara başlıyoruz. Bunun yerine hem yerli malı belgesi hem kapasite raporu 5 yıllık verilip, sonra yıllık denetim yapılabilir. Böylece odalarımızın yükü de hafifl emiş olur.

“DMO ithal ürünleri destekliyor”

Çalışma esasları itibarıyla DMO, özellikle mikro işletmelerin sıkıntılı olduğu bir kurum. DMO, ithal ürünleri daha fazla destekliyor. Fiyat oluşturma sistemi de gerçekçi değil. Zaten yüksek fiyatla ithal edilip, kamuya yüksek fiyattan pazarlanan ürünler araştırıldığında, ne demek istediğim çok daha iyi anlaşılacak. Veya DMO yerine YMO adında Yerli Malı Ofisi kurulmalıdır. DMO ithalat lobilerinin etkisi altında. Bir kamu kurumu ithal ürünlerin satışına nasıl aracılık edebilir? Krizlerin sık aralıklarla tekrar ettiği ülkemizde daha fazla işsiz istemiyorsak yerli ürünleri tercih edip yabancı hayranlığından kurtulmalıyız. Yıllarca kamu alımlarında yerli alım istendiğinde AB müktesabatı örnek gösterilerek alınmıyordu. AB ile ilgili sorun kalmadı, görüşmeler zaten durdu. Artık bu dönemde devletimiz yerli malı haftasını tekrar kutlamaya başlamalıdır.

“Yerli mal üretimi faizsiz kredi ile desteklensin” Ayrıca ucuz kredilerin doğru kaynaklara gitmediğini düşünüyorum. Önerim yerli malı belgeli üretim yapanlara kredi paketi çıkarılması, bunlardan faiz alınmaması bu faiz de zorunlu istihdam için kullanılabilir. COVID-19’un ilk başladığı dönemde, kısa çalışma ve vergi erteleme dahil çeşitli destekler sağlandı. Ancak imalat sanayi vergi ertelemelerinden yararlanamadı. İşleri iyi gidenler desteklenirken, kapalı işletmeler hiç destek alamadı. COVID henüz bitmedi ve Eylül ayında yeni önlemlerin geleceğini, Ekim’de ise yeni desteklerin verileceğini tahmin ediyorum. Bu noktada gerek makine, gerekse imalat sanayi erteleme kapsamına alınmalıdır. İşverenlerin tamamının yaşadığı bir sorundan daha bahsetmek istiyorum. İş davaları daha başlamadan işveren suçlu kabul ediliyor. Öyle mahkeme kararları var ki işçiler bundan çok heyecanlanıyor ve SGK’ya herhangi bir şikayet olduğunda firma günlerce inceleniyor. Bu durum küçük ve mikro işletmeler için güçlük yaşatıyor. Oysa burada şikayetin haksız yapıldığının tespit edilmesi halinde, başvuruyu yapana da yaptırım uygulanabilir. Şimdi bazı alımlarda ucuz fiyat politikası yüzünden, firmaların yıllarca altyapıya yaptığı yatırımlar umursanmıyor. Yedek parça üretimi yapan firmaların, uzun süreli sözleşmeleri bankalarda teminat yerine geçmesi, bu şirketleri finansman yönünden rahatlatacaktır. Biz sanayiciler döviz kuru değişim hızına yetişemiyoruz. Bazı sanayiciler gün boyu kur ekranını takip etmekten iş yapamıyor. Döviz kuru bahane edilerek artırılan fiyatlar, kur düşünce düşmüyor. Fahiş kazanç engellenmeli, fiyat artışlarında sadece tüketici şikayetleri değil, sanayicinin şikayetleri de ele alınmalı. İhracat yapan, teşvik belgeli satış yapan firmalara gerekli destek verilmelidir. KDV iadesi geç alındığı için bir anlamda kamuya faizsiz borç veren firmalar zarar ediyor. Devlet, ihracatçı mikro işletmelere ayrı destek vermeli. Destek adı altında bir şey var ama mekanizmadan yararlanamıyorsunuz. Küçük ihracatçı gerçek destek ve gerçek teşvik bekliyor. Bu firmalara vergi indirim ve istisnalarla destek verilmelidir. Firmalar hak ettiği KDV’yi geri alabilmek için büyük mücadele veriyor.

Etiketler
GÜMRÜK
GÜMRÜK MÜŞAVİRİ
GÜMRÜK MÜŞAVİRLERİ
GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ
GÜMRÜK KANUNU
GÜMRÜK YÖNETMELİĞİ
AGL GÜMRÜKLEME
AGL GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ
İSTANBUL GÜMRÜK MÜŞAVİRLERİ
İSTANBUL GÜMRÜK FİRMALARI
İSTANBUL GÜMRÜK ŞİRKETLERİ
SUPALAN
İTHALAT
İHRACAT
TRANSİT
ANTREPO
DIŞ TİCARET
ULUSLARARASI TİCARET
İSTANBUL GÜMRÜK MÜŞAVİRLERİ DERNEĞİ
PİYASA
EKONOMİ
DÖVİZ
DOLAR
EURO
HABER
GÜNDEM
SON DAKİKA
RUHSAR PEKCAN
RECEP TAYİP ERDOĞAN
TNT
UPS
DHL
FEDEX
ALİBABA
ALİEKSPRES
AMAZON
EMRE ALAN
ANKARA
ANKARA GÜMRÜK
ANKARA TİCARET
ANKARA SANAYİ
IMPORT
EXPORT
Detaylı Bilgi İçin Bizi Arayın